Sıkça Sorulan Sorular

Hemoroid ameliyatının fiyatı yapılacak işleme göre değişiklik göstermektedir.Lazer tedavisi,band ligasyonu,sklerozan enjeksiyonu,infrared tedavisi ücretleri daha uygun olurken stapler(de longo),ligaşure ve hemoroidal arter ligasyonunda ücret yükselmektedir.Bu nedenle tedavinin geciktirilmemesi tedavi ücreti bakımındanda avantajlı olacaktır.

Hemoroid ameliyatında lazer tedavi ücretleri hemoroidin yerine ve büyüklüğüne göre değişmektedir.Sadece internal hemoroid tedavi edilecekse ücret düşük olur ancak evre 4 hemoroid ise ve lazer eksizyon için kullanılacaksa ücret yükselmektedir.

Çok nadir görülen bir komplikasyon olmakla birlikte, özellikle yaşlı hastalarda, sfinkterlerin ameliyat sırasında kesilmesi ve zarar görmesine bağlı olarak dışkı ve gaz tutamama durumu gözlenebilir.

Anal kanalın aşağısı ve makatın dış kısmındaki deri çok hassas ve ağrıya duyarlı bir yapıdadır. Anal kanal içinde yapılan işlemlerde hasta genelde ağrı duymazken, bazı ameliyatlarda makat çevresindeki fazla dokunun da çıkarılması gerekebilir. Bu nedenle hastanın iyileşme süreci ağrılı geçer. Ameliyattan sonraki ilk birkaç saat anestezinin etkisi geçmemiş olacağından ağrı hissedilmez. Ancak sonraki saatler ağrı hasta tarafından hissedilmeye başlanacak ve ilk bir gün şiddetli olacaktır. Bir günden sonra hasta taburcu edilebilir ve ağrı kesici kullanarak iyileşme sürecinin daha az ağrıyla geçmesini sağlayabilir.

Hemoroid, makat bölgesinin diğer hastalıkları ile karıştırılabilmektedir. Hemoroid aynı bölgede yerleşim gösteren diğer hastalıklarla karıştırılabilir. Hemoroidin en sık karıştırıldığı hastalıklar, anal fissür, anal fistül, anal abse, makat kanseri ve poliplerdir. Bu nedenle proktoloji ve kolorektal cerrahi konusunda uzman bir hekimin kontrolünde tedavinizi gerçekleştirmeniz önemlidir.

Hemoroidde dişi-erkek hemoroid gibi bir ayrım yoktur. Halk arasında dişi basur tabiri, basurun tekrarlaması durumunu ifade eder, ancak tıbben böyle bir ayrım yoktur.

Acı ya da baharatlı gıda tüketmenin doğrudan hemoroide yol açması söz konusu değildir. Ancak acı tüketimi, dışkılama sırasında tam boşalamama hissine ve dolayısıyla kişinin daha çok ıkınmasına ve tuvalette kalma süresinin uzamasına yol açar. Sürekli tekrarlayan ıkınma durumu da hemoroide zemin hazırlar. Bu nedenle acı yemeyi bırakmak yerine dışkılama alışkanlıklarınızı yeniden gözden geçirmelisiniz.

  • Günlük 30-40 gr kadar lif oranı yüksek gıdalar tüketin. 
  • Alınan posanın daha iyi su tutması için su tüketiminize dikkat ediniz. 
  • Kabızlık probleminiz varsa mutlaka çözün. Dışkılama ihtiyacınızı asla ertelemeyin.
  • Tuvalette birkaç dakikadan daha uzun süre vakit geçirmeyin.
  •  Sürekli oturarak çalışıyorsanız, kısa molalar verin. 
  • Düzenli ve ağır olmayan egzersizi hayatınıza yerleştirin.

Hemoroid hastalığı asla bulaşıcı değildir.Bazı ilerlemiş hemoroid vaklrında hemoroid memelerinde anal kondilom yerleşebilmektedir.Anal kondilom bulaşıcı bir hastalıkdır.

İnsan Papilloma Virus'un(HPV) neden olduğu bir hastalıktır. Makatta oluşan küçük siğillerin zamanla yayılması ve tabakalaşması ile doku bütünlüğünün bozulmasına yol açar.

Makatta küçük küçük dağınık ya da birleşerek tabakalaşmış halde siğillerle kendini gösterir. Bunun yanında makatta kaşıntı, akıntı, kanama da görülebilir.

Makatta oluşan küçük şişlikler, kabarıklıklar başka bir anal hastalığın belirtisi olabilir. Doğru bir teşhis için doktorun muayenesi şarttır.

Anal kondilom, makatta şişliğe, kitle oluşumuna neden olan başka hastalıklarla, örneğin hemoroidle, sifilizle, cilt kanserleriyle karışabilir. Sizde bu hastalıklardan birinin olabileceğini düşünüyorsanız, kendi kendinize tanı koymaya çalışmayın, en yakın zamanda bir doktora başvurun.

Anal kondilomun bulaşması, cildin tahriş olmuş kısmına HPV virüsünün yerleşmesi ile gerçekleşir. HPV'nin bulaşması ise en sık cinsel yolla olmasına rağmen başka herhangi bir nedene bağlı da olabilir.

Eğer sizde anal kondilom varsa, HPV virüsünü de taşıyorsunuz demektir, bu nedenle tıpkı size bulaştığı gibi siz de başkalarına bu hastalığı bulaştırabilirsiniz.

Öncelikle en kısa sürede tedavi olmalısınız. Tedaviniz tam olarak bitinceye dek, cinsel ilişkiden kaçınmanız da, hastalığı başkalarına bulaştırmanızı önler.

Anal kondilom, hastanın yaş, cinsiyet, bağışıklık durumu gibi özelliklerine ve kondilomun yaygınlığına göre hekim ve hastanın birlikte belirleyeceği bir plan doğrultusunda medikal(ilaç) ya da fiziksel(cerrahi) oalrak tedavi edilir.

Anal kondilomun tedavisi, merhemler ve bazı ilaçlarla ayaktan yapılabilir. Bu genelde, başlangıç halinde olup çok ilerlememiş kondilomlarda önerilir. Hastalığa neden olan virüz tam olarak uzaklaştırılamadığından medikal yöntemler sonrası nüks oranı yüksektir.

Siğillerin ve oluşturduğu tabakanın, gerekiyorsa anestezi altında, elektrokoter, lazer, kriyoterapi veya bistüri yardımıyla temizlenmesi işlemidir. Ağrılı bir süreçtir ancak nüks oranı bir nebze daha düşük olmaktadır.

Eğer kondilomunuz çok ilerlemiş durumdaysa, ameliyat yarasının, dışkının temasıyla ortaya çıkacak infeksiyonlardan korunması için, oluşturulacak başka bir yol ile dışarı atılması gerekebilir. Bu durum yalnızca çok ilerlemiş anal kondilomlarda gerekli olabilir.

Kanser ve hemoroidin ayrımının hasta ve yakınları tarafından yapılabilmesi çok zordur. Ancak uzman bir doktorun ilgili araç gereçlerle ve bazı testlerle teşhis koyması mümkündür.

Hemoroidde ilaç tedavisinin yeri vardır ancak genellikle semptom azaltmaya yöneliktir, kalıcı bir tedavi şekli değildir. Hemoroid tedavisinde kullanılan ilaçlar, ağızdan alınan, krem şeklinde lokal uygulanan ve fitil şeklinde uygulananlar olmak üzere üç çeşittir. Ağrıyı ve kanamayı durdurmak, şişliği geriletmek gibi amaçlarla kullanılırlar.

Hemoroid hastalığında cerrahi dışı yöntemler, lastik bantla ligasyon, infrared koagülasyon ve skleroterapidir. Bunlar ağrısız ve hastanede yatış gerektirmeyen yöntemlerdir. Ancak, bu yöntemlerden sonra hastalığın 4-5 yıl içerisinde tekrarlayabileceği unutulmamalıdır.

İnfrared koagülasyon, çevre dokularda zarar oluşturmadan, hemoroid pakesini besleyen damar yumağında ısı artışı ile hasar oluşturarak koagülasyona neden olur. Aletin dokuya değdiği bölgelerde kan akımı azalır ve oluşan yüzeyel hasar, daha sonra iyileşir, bu sayede hemoroid yastıkçıkları kas liflerine yeniden sabitlenmiş olur. Evre 1 ve 2 hemoroidlerde oldukça başarılı bir yöntemdir.

Evre 1 ve 2 internal hemoroidlerin kök kısmına anoskop yardımıyla lastik halkalar takılarak, hemoroid pakesinin kan dolaşımının kesilmesi sağlanır. Kan akışı kesilen yastıkçık, iskemik nekroza uğrar ve bir süre sonra kendiliğinden düşer. Makatın dış kısmı ağrıya çok duyarlı olduğundan bu yöntem dış hemoroidlerde tercih edilmez.

Genellikle kanama şikyetinin önüne geçmek için uygulanan bu yöntemde, hemoroid pakesinin başlangıç yerine, nasırlaştırıcı ve kurutucu bir madde enjekte edilir, sklerozan madde bu bölgede etkisi uzun süre hafif şiddette seyreden bir iltihabi sürece yol açar; oluşan fibrotik dokular aracılığıyla damarlar büzülür, kanama azaltılmış olur. Anal bölgede abse, fistül, fissür gibi başka bir hastalığı olanlarda skleroterapi yöntemi kullanılamaz.

Evre 3 ve 4 te tercih edilen bu yöntemin amacı, hemoroidal yastıkçıkların aşağıya sarkmasını önlemek olup, hemoroidektomi ameliyatında olduğu gibi pakelerin ekzisyonu yapılmaz.

Hemoroidal arter ligasyonu, evre 1-2-3 hemoroidlerde ve özellikle yoğun kanamalı hemoroidlerde tercih edilen bir yöntemdir. Proktoskop/doppler birleşik cihazı yardımıyla submukozal üst arter bulunup bağlanır. Böylece hemoroid pakesini besleyen arter devredışı bırakılmış olacağından, hemoroid beslenemez ve küçülmeye başlar. Kan akımı da kesilmiş olacağından, yoğun kanamalı hemoroid hastaları için oldukça başarılı bir yöntemdir.

Klasik hemoroidektomi ameliyatında kullanılan neşterin yerine kesilecek yeri yakarak kesen ligasure cihazının kullanılmasıdır. A meliyat sırasında kanama minimumdur ve bu nedenle dikiş atmayı gerektirmez.

Lazer, hemoroid tedavisinde koagülasyon veya ekzisyon amaçlı kullanılabilir.

Klasik hemoroidektomi ameliyatında kullanılan neşterin yerine kesilecek yeri yakarak kesen ligasure cihazının kullanılmasıdır. Bu yöntem en az ısı yayılımı ve en az kömürleşme ile gerçekleştirildiğinden, ameliyat oldukça kısa sürer, ameliyat sırasında kanama minimumdur ve bu nedenle dikiş atmayı gerektirmez. Evre 3 ve 4 açık ve kapalı hemoroidlerin tedavisinde kullanılır. Klasik cerrahiye göre operasyon sonrası ağrı oldukça azdır, hastanın günlük rutinine dönmesi daha kısa sürede gerçekleşir.

Hemoroidektomi, hemoroid dokusunun kesilip çıkarılması işlemidir. Evre 3 ve 4 eksternal ve internal hemoroidlerde tercih edilir. Operasyon sırasında, neşter, makas, koter, ligasure ve lazer kullanılabilir. Kişi ameliyattan sonra yaklaşık 10 gün içerisinde günlük rutinine geri dönebilir.

  • Ağrı
  • İdrar yapmada zorluk
  • Endişeye bağlı kabızlık
  • Kanama
  • Kaşıntı

Bazı komplikasyonları olması açısından hemoroidde ameliyat genellikle en son tercih olarak yapılır. Cerrahi dışı yöntemler ve alışkanlıklardaki değişimler ile birlikte hastanın düzelmesi beklenir, bu gerçekleşmezse ameliyat tercih edilir. İyi bir cerrahın iyi planlayarak yaptığı bir ameliyat ve ardından gelen iyileşme süreci, hastanın da uyumlu davranması ile birlikte genellikle sorunsuz olarak tamamlanır.

Bazen, ameliyat yerlerinde tam kapanamama, dikişlerin açılması ve enfeksiyon gibi etkenlere bağlı olarak kanama görülebilir. Küçük deri çıkıntılarının kalması ve hemoroidin makattan sarkmaya devam etmesi görülebilir. Bazı hastalarda nadiren makat darlığı gelişir. Yine bazı hastalarda anal fistül ve fissür gelişebilir. Sfinkterektomi yapılan yaşlı hastalarda dışkı veya gaz kaçırma görülebilir. Çoğu hastada enfeksiyon gelişmez, ancak enfeksiyon korkusuyla makat aşırı temizlenmeye çalışılırsa kaşıntı şikayeti gelişebilir. Ancak ameliyattan kaçınmak, daha büyük sorunlara yol açacağından geç kalınmamalıdır.

Büyük ve ileri evre hemoroidlerde, rektumun çıkarılan bölümü fazla olursa, kalan sağlam doku azalır ve geniş bir yara dokusu oluşur ve oluşan bu yara dokusuna bağlı olarak ilerleyen süreçte makatta darlık gelişebilir. Bu nedenle ameliyatın tekniği, ameliyatı yapacak hekimin tecrübesi ve tedavi seçimi çok önemlidir. Makatta daralma gelişmesi durumunda ameliyattan bir kaç ay kadar sonra dilatatör yardımıyla genişletme işlemi uygulanabilir. Dilatatör ile başarılı olunamazsa, makat ağzını genişletme ameliyatı (proktoplasti) uygulanır.

Evre 3 ve 4 hemoroidlerin makatın dışına çıkması sonrası, ödem yaparak orada kalması durumunu ifade eder. Hemoroid morarıp şişkin bir hal aldığı için ve hastada şiddetl ibir ağrı hissine neden olduğu için bu duruma hemoroid(basur) boğulması adı verilir.

Hemoroid pakesi içerisindeki damarlardan birinin içerisinde kan pıhtılaşırsa, akım duracağından hasta çok şiddetli ağrı duyar. Bu duruma hemoroid pıhtılaşması veya tromboze hemoroid denir.

Hemoroid hastalığı, ülseratif kolit, anal fissür, bağırsak kanseri gibi başka hastalıklarla birlikte seyredebileceğinden, risk faktörü varlığında kolonoskopi istenebilir. Ancak her hastaya kolonoskopi yapılmaz.

Absesi olan hastanın hekime geç başvurması, apsenin yetersiz tedavisi ve apsenin yerleşim yeri fistül oluşum riski açısından önemlidir. Anal apsesi olan hastaların %30'unda fistül oluşumu görülür.

Anal kanal ile cilt dokusu arasında akıntıya yol açan bir kanal oluşması durumudur.

Makat çevresindeki salgı bezlerinin iltihaplanması ve abse oluşturmasıyla başlayan hastalık, kanal oluşturarak ilerler. Anal fistül anal absenin kronikleşmiş hali gibidir.

  • Makatta ağrılı şişkinlik
  • İrinli akıntı
  • Kaşıntı

Fistül deliği makatın içinde kalmışsa MRI, kolonoskopi gibi bazı teşhis yöntemleri kullanılabilir. Diğer durumlarda anal muayene teşhis için yeterlidir.

Makat çevresinde benzer şikayetlere yol açan diğer hastalıklarla karışabilir. Hastalar çoğunlukla hemoroid olduğunu düşünerek başvururlar. Eğer benzer belirtileriniz varsa en kısa zamanda doktorunuza başvurmalısınız.

Maalesef anal fistülün medikal yöntemlerle tedaivisi mümkün değildir. Anal fistülün tedavisi tamamen cerrahidir.

Ameliyatın planı, hastalığın seyrine ve derecesine göre belirlenir. Bazen yalnızca tünel oluşumu çıkarılırken, bazen yara açık olarak bırakılıp iyileşmesi sağlanır, bazense sfinkter kaslarının bir bölümünün de çıkartılması gerekebilir.

Anal fistül ameliyatında makat kasları az ya da çok zarar görebileceği için ameliyat sonrası dışkı ve gaz kaçırma durumu görülebilir. Bu inkontinansın derecesi, hastalığın ne şekilde geliştiğine ve hekimin ameliyat tecrübesine bağlıdır. Böyle bir risk varsa ameliyat öncesi hekiminiz sizinle görüşecek ve sizin de beklentilerinizi göz önüne alarak uygun bir tedavi planı belirleyecektir.

Ameliyat sonrası hasta genellikle 3-5 gün içerisinde işine dönebilir. Yaranın kapanması ise, bir ay kadar sürebilen bir süreçtir.

Anal fistül özellikle ameliyat sonrası yara iyileşmesi sürecinde tekrarlayabilen bir hastalıktır. Bu nedenle iyileşme sürecini belirli aralıklarla yapılacak muayeneler ile geçirmek en doğrusu olacaktır.

Anal fistül tekrarlarsa, uygulanacak tedavi yine cerrahidir. Ancak fazla sayıda cerrahi girişim, makat kaslarının daha fazla zarar görmesi demek olacağından, tekrarlama ihtimaline karşı bilinçli olmalı ve muayenelerinizi aksatmamalısınız.

  • Düzensiz dışkılama alışkanlığı(şiddetli ıkınma vb.) 
  • Kronik kabızlık 
  • Kronik ishal 
  • Gebelik 
  • Travma 
  • Anatomik yatkınlık 
  • Anal cerrahi 
  • İnflamatuar barsak hastalığı

  • Makatta ağrı
  • Dışkıda parlak kırmızı kan
  • Kabızlık

Bazen çatlağın tamamen çıkarılması ile gerçekleştirilir. Ancak anal fissür tedavisi çoğu zaman, fissüre kan akışını artırmak amacıyla, ağrı dolayısıyla sürekli kasılan bölge kaslarından birazını çıkartmak işlemi ile gerçekleştirilir.

Ameliyat sonrası dışkılama ve beslenme alışkanlıklarını düzenleyen hastalarda nüks pek sık görülmez.

Kıl dönmesi(pilonidal sinus), kıl kökü veya küçük iplikçiklerin, cilt altına göçü ve burada apse oluşturması ile karakterize bir durumdur.

Kıl dönmesi genellikle genç erişkin erkeklerde sıklıkla görülen bir hastalık olmasına rağmen kadınlarda ve farklı yaş gruplarından insanlarda da görülür.

Kuyruk sokumundaki oluklar, özellikle dokuları sıkı ve gergin olan genç erişkinlerde, küçük kıl, toz, ip parçalarını toparlamaya uygun biçimde derindir. Bu bölgede toplanan parçaçıklar, uzun süre oturma, sürtünme ve tahriş olma sonucu cilt altına ilerler. Kıl dönmesinin kuyruksokumunda olması bu anatomik yapı nedeniyledir.

  • Kuyruk sokumunda ağrı
  • Ağrının hissedildiği bölgede şişlik
  • Apse oluşumuna bağlı kaşıntı

Kıl dönmesinde cerrahi yöntemler esastır. Apse varlığında ilk önce apsenin drenajı yapılır(içi boşaltılır). Ardından antibiyotik ve pansuman tedavisine başlanır. Bu süreç tamamlandıktan sonra, sinüsün çıkartılması gerekir. Pilonidal sinus ameliyatında çok çeşitli yöntemler uygulanabilir. Hangi yöntemin seçileceğine hekiminiz sizinle birlikte karar verecektir.

Lazerle kıl dönmesi tedavisi, kıl dönmesi ameliyatından sonra bölgedeki kılların lazer yöntemiyle yok edilmesine dayanır. Yani tedaviye yönelik değil, nüksü önlemeye yönelik gerçekleştirilen bir işlemdir.

Kıl dönmesinin varlığı bilinmesine rağmen tedaviye başvurulmaması çok büyük problemlere yol açar. Tedavi edilmeyen pilonidal sinus zamanla büyür, bölgeye yerleşir ve ameliyatla düzeltilmesi oldukça zor bir hal alır; bunun yanında ameliyat sonrası iyileşme süreci uzar ve zorlaşır. Ayrıca tedavi edilmeyen pilonidal sinusun cilt kanserine zemin hazırlayabileceği de unutulmamalıdır.

  • Kuyruksokumu bölgesi her banyoda sabun ve basınçlı su ile temizlenmelidir. 
  • Çok kıllı bireylerde kuyruksokumu , belirli aralıklarla kıldan arındırılmalıdır. 
  • Dışkılama sonrası kuyruksokumu bölgesi de iyice temizlenmelidir. 
  • Kişisel hijyene dikkat edilmeli, terleme ile bakteri üremesini hızlandırmamak için pamuklu çamaşırlar tercih edilmelidir. 
  • Kıl dönmesinde genetik eğilim söz konusu olduğundan ailesinde kıl dönmesi olan bireyler bu konuda daha dikkatli davranmalıdırlar.

Hemoroid hastalığının kesin bir nedeni olmamakla birlikte, ortaya çıkmasına zemin hazırlayan birçok faktör bulunmaktadır:

 

  • Kronik kabızlık veya kronik ishal 
  • Gebelik 
  • Dışkılama alışkanlığının bozulması 
  • Sürekli ıkınmak, tuvalette uzun zaman geçirmek 
  • Ağır yük kaldırmayı gerektiren bazı işler ya da egzersizler 
  • Beslenme alışkanlığındaki düzensizlikler(aşırı alkol, baharat, acı vb. tüketilmesi)

HPV'nin yol açtığı kondilomların tedavi yöntemleri daima geçici sonuç vermektedir. Virüs bölgeden tam olarak uzaklaştırılamamakta ve hastalık sürekli nükse etmektedir. Yalnızca erken dönemde tedavi edilmiş olgularda nüks oranı daha düşük olabilmektedir.

Anal kondilomun nükse etmesi durumunda medikal ya da cerrahi yöntemlerden uygun olanı doktorunuz tarafından belirlenerek tekrar uygulanır. Hastalığın bulaşmış olma riski olan kişiler de yeniden muayene edilir.

Makat siğillerinin cilt kanseri gelişimine ortam hazırladığı bilinmektedir. Özellikle AIDS gibi immun suprese hastalarda HPV taşıyıcılığı, cilt kanseri riski açısından önemlidir.

Dışkı içerisindeki bakterilerin anal bezleri tıkamasıyla akut bir enfeksiyon gelişir. Anüs ve rektum civarında cerahat birikimiyle oluşan apselere anal apse adı verilir.

  • Anal bölgeye uygulanmış cerrahi girişimler 
  • Anal bölge travması 
  • Anal fissür-fistül varlığı 
  • Daha önce geçirilmiş anal apse hikayesi 
  • Uzun süreli ishal

Apse varlığında yapılacak ilk işlem, absenin içindeki iltihabın bir şekilde dışarıya boşaltılmasıdır. Genel ya da lokal anestezi altında açılacak bir delik ile iltihaplı sıvı dışarı akıtılır. Ardından birkaç hafta süre ile abse boşluğunun iyileşmesi beklenir. Bu sırada, ağrı kesiciler ve oturma banyoları kullanılarak tedavi desteklenmiş olur. Ardından ise antibiyotik tedavisi uygulanır.

  • Dışkılama sırasında makat bölgesinde ağrı, kızarıklık, şişlik, sıcaklık artışı 
  • Ateş , terleme, halsizlik 
  • Makattan iltihaplı akıntı

Hemoroidin, makatta ağrı, sancı, yanma, kanama, akıntı gibi belirtileri olabilir. Ayrıca dış hemoroidlerde makatta ele kitle gelmesi de belirtiler arasındadır.

Hemoroidler, anal kanalda yerleşmiş olan ve her sağlıklı bireyde bulunan damarsal yapılardır; mukoza, düz kas dokusu, elastik bağ dokusu ve kan damarlarından oluşur. Yaşla birlikte ya da bazı diğer nedenlerden dolayı, hemoroidleri destekleyen submukozal kas tabakası zayıflar; anal yastıkçıklar dışkının uyguladığı basınç ile aşağıya doğru yer değiştirir, venlerde oluşan yırtılmalar kanamaya yol açar, tıkanmalar sonucu ağrı ve kaşıntı görülür. Bu duruma enflamasyonun da eklenmesi ile birlikte hemoroid hastalığı oluşur.

Hemoroidin, makatta ağrı, sancı, yanma, kanama, akıntı gibi belirtileri olabilir. Ayrıca dış hemoroidlerde makatta ele kitle gelmesi de belirtiler arasındadır.