Hemoroid ameliyatının fiyatı yapılacak işleme göre değişiklik göstermektedir.Lazer tedavisi,band ligasyonu,sklerozan enjeksiyonu,infrared tedavisi ücretleri daha uygun olurken stapler(de longo),ligaşure ve hemoroidal arter ligasyonunda ücret yükselmektedir.Bu nedenle tedavinin geciktirilmemesi tedavi ücreti bakımındanda avantajlı olacaktır.

Hemoroid ameliyatında lazer tedavi ücretleri hemoroidin yerine ve büyüklüğüne göre değişmektedir.Sadece internal hemoroid tedavi edilecekse ücret düşük olur ancak evre 4 hemoroid ise ve lazer eksizyon için kullanılacaksa ücret yükselmektedir.

Anal kanalın aşağısı ve makatın dış kısmındaki deri çok hassas ve ağrıya duyarlı bir yapıdadır. Anal kanal içinde yapılan işlemlerde hasta genelde ağrı duymazken, bazı ameliyatlarda makat çevresindeki fazla dokunun da çıkarılması gerekebilir. Bu nedenle hastanın iyileşme süreci ağrılı geçer. Ameliyattan sonraki ilk birkaç saat anestezinin etkisi geçmemiş olacağından ağrı hissedilmez. Ancak sonraki saatler ağrı hasta tarafından hissedilmeye başlanacak ve ilk bir gün şiddetli olacaktır. Bir günden sonra hasta taburcu edilebilir ve ağrı kesici kullanarak iyileşme sürecinin daha az ağrıyla geçmesini sağlayabilir.

Hemoroid, makat bölgesinin diğer hastalıkları ile karıştırılabilmektedir. Hemoroid aynı bölgede yerleşim gösteren diğer hastalıklarla karıştırılabilir. Hemoroidin en sık karıştırıldığı hastalıklar, anal fissür, anal fistül, anal abse, makat kanseri ve poliplerdir. Bu nedenle proktoloji ve kolorektal cerrahi konusunda uzman bir hekimin kontrolünde tedavinizi gerçekleştirmeniz önemlidir.

Acı ya da baharatlı gıda tüketmenin doğrudan hemoroide yol açması söz konusu değildir. Ancak acı tüketimi, dışkılama sırasında tam boşalamama hissine ve dolayısıyla kişinin daha çok ıkınmasına ve tuvalette kalma süresinin uzamasına yol açar. Sürekli tekrarlayan ıkınma durumu da hemoroide zemin hazırlar. Bu nedenle acı yemeyi bırakmak yerine dışkılama alışkanlıklarınızı yeniden gözden geçirmelisiniz.

Günlük 30-40 gr kadar lif oranı yüksek gıdalar tüketin.  Alınan posanın daha iyi su tutması için su tüketiminize dikkat ediniz.  Kabızlık probleminiz varsa mutlaka çözün. Dışkılama ihtiyacınızı asla ertelemeyin. Tuvalette birkaç dakikadan daha uzun süre vakit geçirmeyin.  Sürekli oturarak çalışıyorsanız, kısa molalar verin.  Düzenli ve ağır olmayan egzersizi hayatınıza yerleştirin.

İnsan Papilloma Virus'un(HPV) neden olduğu bir hastalıktır. Makatta oluşan küçük siğillerin zamanla yayılması ve tabakalaşması ile doku bütünlüğünün bozulmasına yol açar.

Anal kondilom, makatta şişliğe, kitle oluşumuna neden olan başka hastalıklarla, örneğin hemoroidle, sifilizle, cilt kanserleriyle karışabilir. Sizde bu hastalıklardan birinin olabileceğini düşünüyorsanız, kendi kendinize tanı koymaya çalışmayın, en yakın zamanda bir doktora başvurun.

Anal kondilomun bulaşması, cildin tahriş olmuş kısmına HPV virüsünün yerleşmesi ile gerçekleşir. HPV'nin bulaşması ise en sık cinsel yolla olmasına rağmen başka herhangi bir nedene bağlı da olabilir.

Anal kondilom, hastanın yaş, cinsiyet, bağışıklık durumu gibi özelliklerine ve kondilomun yaygınlığına göre hekim ve hastanın birlikte belirleyeceği bir plan doğrultusunda medikal(ilaç) ya da fiziksel(cerrahi) oalrak tedavi edilir.

Anal kondilomun tedavisi, merhemler ve bazı ilaçlarla ayaktan yapılabilir. Bu genelde, başlangıç halinde olup çok ilerlememiş kondilomlarda önerilir. Hastalığa neden olan virüz tam olarak uzaklaştırılamadığından medikal yöntemler sonrası nüks oranı yüksektir.

Eğer kondilomunuz çok ilerlemiş durumdaysa, ameliyat yarasının, dışkının temasıyla ortaya çıkacak infeksiyonlardan korunması için, oluşturulacak başka bir yol ile dışarı atılması gerekebilir. Bu durum yalnızca çok ilerlemiş anal kondilomlarda gerekli olabilir.

Hemoroidde ilaç tedavisinin yeri vardır ancak genellikle semptom azaltmaya yöneliktir, kalıcı bir tedavi şekli değildir. Hemoroid tedavisinde kullanılan ilaçlar, ağızdan alınan, krem şeklinde lokal uygulanan ve fitil şeklinde uygulananlar olmak üzere üç çeşittir. Ağrıyı ve kanamayı durdurmak, şişliği geriletmek gibi amaçlarla kullanılırlar.

İnfrared koagülasyon, çevre dokularda zarar oluşturmadan, hemoroid pakesini besleyen damar yumağında ısı artışı ile hasar oluşturarak koagülasyona neden olur. Aletin dokuya değdiği bölgelerde kan akımı azalır ve oluşan yüzeyel hasar, daha sonra iyileşir, bu sayede hemoroid yastıkçıkları kas liflerine yeniden sabitlenmiş olur. Evre 1 ve 2 hemoroidlerde oldukça başarılı bir yöntemdir.

Evre 1 ve 2 internal hemoroidlerin kök kısmına anoskop yardımıyla lastik halkalar takılarak, hemoroid pakesinin kan dolaşımının kesilmesi sağlanır. Kan akışı kesilen yastıkçık, iskemik nekroza uğrar ve bir süre sonra kendiliğinden düşer. Makatın dış kısmı ağrıya çok duyarlı olduğundan bu yöntem dış hemoroidlerde tercih edilmez.

Genellikle kanama şikyetinin önüne geçmek için uygulanan bu yöntemde, hemoroid pakesinin başlangıç yerine, nasırlaştırıcı ve kurutucu bir madde enjekte edilir, sklerozan madde bu bölgede etkisi uzun süre hafif şiddette seyreden bir iltihabi sürece yol açar; oluşan fibrotik dokular aracılığıyla damarlar büzülür, kanama azaltılmış olur. Anal bölgede abse, fistül, fissür gibi başka bir hastalığı olanlarda skleroterapi yöntemi kullanılamaz.

Hemoroidal arter ligasyonu, evre 1-2-3 hemoroidlerde ve özellikle yoğun kanamalı hemoroidlerde tercih edilen bir yöntemdir. Proktoskop/doppler birleşik cihazı yardımıyla submukozal üst arter bulunup bağlanır. Böylece hemoroid pakesini besleyen arter devredışı bırakılmış olacağından, hemoroid beslenemez ve küçülmeye başlar. Kan akımı da kesilmiş olacağından, yoğun kanamalı hemoroid hastaları için oldukça başarılı bir yöntemdir.

Klasik hemoroidektomi ameliyatında kullanılan neşterin yerine kesilecek yeri yakarak kesen ligasure cihazının kullanılmasıdır. Bu yöntem en az ısı yayılımı ve en az kömürleşme ile gerçekleştirildiğinden, ameliyat oldukça kısa sürer, ameliyat sırasında kanama minimumdur ve bu nedenle dikiş atmayı gerektirmez. Evre 3 ve 4 açık ve kapalı hemoroidlerin tedavisinde kullanılır. Klasik cerrahiye göre operasyon sonrası ağrı oldukça azdır, hastanın günlük rutinine dönmesi daha kısa sürede gerçekleşir.

Hemoroidektomi, hemoroid dokusunun kesilip çıkarılması işlemidir. Evre 3 ve 4 eksternal ve internal hemoroidlerde tercih edilir. Operasyon sırasında, neşter, makas, koter, ligasure ve lazer kullanılabilir. Kişi ameliyattan sonra yaklaşık 10 gün içerisinde günlük rutinine geri dönebilir.

Bazı komplikasyonları olması açısından hemoroidde ameliyat genellikle en son tercih olarak yapılır. Cerrahi dışı yöntemler ve alışkanlıklardaki değişimler ile birlikte hastanın düzelmesi beklenir, bu gerçekleşmezse ameliyat tercih edilir. İyi bir cerrahın iyi planlayarak yaptığı bir ameliyat ve ardından gelen iyileşme süreci, hastanın da uyumlu davranması ile birlikte genellikle sorunsuz olarak tamamlanır. Bazen, ameliyat yerlerinde tam kapanamama, dikişlerin açılması ve enfeksiyon gibi etkenlere bağlı olarak kanama görülebilir. Küçük deri çıkıntılarının kalması ve hemoroidin makattan sarkmaya devam etmesi görülebilir. Bazı hastalarda nadiren makat darlığı gelişir. Yine bazı hastalarda anal fistül ve fissür gelişebilir. Sfinkterektomi yapılan yaşlı hastalarda dışkı veya gaz kaçırma görülebilir. Çoğu hastada enfeksiyon gelişmez, ancak enfeksiyon korkusuyla makat aşırı temizlenmeye çalışılırsa kaşıntı şikayeti gelişebilir. Ancak ameliyattan kaçınmak, daha büyük sorunlara yol açacağından geç kalınmamalıdır.

Büyük ve ileri evre hemoroidlerde, rektumun çıkarılan bölümü fazla olursa, kalan sağlam doku azalır ve geniş bir yara dokusu oluşur ve oluşan bu yara dokusuna bağlı olarak ilerleyen süreçte makatta darlık gelişebilir. Bu nedenle ameliyatın tekniği, ameliyatı yapacak hekimin tecrübesi ve tedavi seçimi çok önemlidir. Makatta daralma gelişmesi durumunda ameliyattan bir kaç ay kadar sonra dilatatör yardımıyla genişletme işlemi uygulanabilir. Dilatatör ile başarılı olunamazsa, makat ağzını genişletme ameliyatı (proktoplasti) uygulanır.

Evre 3 ve 4 hemoroidlerin makatın dışına çıkması sonrası, ödem yaparak orada kalması durumunu ifade eder. Hemoroid morarıp şişkin bir hal aldığı için ve hastada şiddetl ibir ağrı hissine neden olduğu için bu duruma hemoroid(basur) boğulması adı verilir.

Hemoroid pakesi içerisindeki damarlardan birinin içerisinde kan pıhtılaşırsa, akım duracağından hasta çok şiddetli ağrı duyar. Bu duruma hemoroid pıhtılaşması veya tromboze hemoroid denir.

Makat çevresindeki salgı bezlerinin iltihaplanması ve abse oluşturmasıyla başlayan hastalık, kanal oluşturarak ilerler. Anal fistül anal absenin kronikleşmiş hali gibidir.

Ameliyatın planı, hastalığın seyrine ve derecesine göre belirlenir. Bazen yalnızca tünel oluşumu çıkarılırken, bazen yara açık olarak bırakılıp iyileşmesi sağlanır, bazense sfinkter kaslarının bir bölümünün de çıkartılması gerekebilir.

Anal fistül ameliyatında makat kasları az ya da çok zarar görebileceği için ameliyat sonrası dışkı ve gaz kaçırma durumu görülebilir. Bu inkontinansın derecesi, hastalığın ne şekilde geliştiğine ve hekimin ameliyat tecrübesine bağlıdır. Böyle bir risk varsa ameliyat öncesi hekiminiz sizinle görüşecek ve sizin de beklentilerinizi göz önüne alarak uygun bir tedavi planı belirleyecektir.

Anal fistül özellikle ameliyat sonrası yara iyileşmesi sürecinde tekrarlayabilen bir hastalıktır. Bu nedenle iyileşme sürecini belirli aralıklarla yapılacak muayeneler ile geçirmek en doğrusu olacaktır.

Anal fistül tekrarlarsa, uygulanacak tedavi yine cerrahidir. Ancak fazla sayıda cerrahi girişim, makat kaslarının daha fazla zarar görmesi demek olacağından, tekrarlama ihtimaline karşı bilinçli olmalı ve muayenelerinizi aksatmamalısınız.

Düzensiz dışkılama alışkanlığı(şiddetli ıkınma vb.)  Kronik kabızlık  Kronik ishal  Gebelik  Travma  Anatomik yatkınlık  Anal cerrahi  İnflamatuar barsak hastalığı

Bazen çatlağın tamamen çıkarılması ile gerçekleştirilir. Ancak anal fissür tedavisi çoğu zaman, fissüre kan akışını artırmak amacıyla, ağrı dolayısıyla sürekli kasılan bölge kaslarından birazını çıkartmak işlemi ile gerçekleştirilir.

Kıl dönmesi(pilonidal sinus), kıl kökü veya küçük iplikçiklerin, cilt altına göçü ve burada apse oluşturması ile karakterize bir durumdur.

Kuyruk sokumundaki oluklar, özellikle dokuları sıkı ve gergin olan genç erişkinlerde, küçük kıl, toz, ip parçalarını toparlamaya uygun biçimde derindir. Bu bölgede toplanan parçaçıklar, uzun süre oturma, sürtünme ve tahriş olma sonucu cilt altına ilerler. Kıl dönmesinin kuyruksokumunda olması bu anatomik yapı nedeniyledir.

Kıl dönmesinde cerrahi yöntemler esastır. Apse varlığında ilk önce apsenin drenajı yapılır(içi boşaltılır). Ardından antibiyotik ve pansuman tedavisine başlanır. Bu süreç tamamlandıktan sonra, sinüsün çıkartılması gerekir. Pilonidal sinus ameliyatında çok çeşitli yöntemler uygulanabilir. Hangi yöntemin seçileceğine hekiminiz sizinle birlikte karar verecektir.

Lazerle kıl dönmesi tedavisi, kıl dönmesi ameliyatından sonra bölgedeki kılların lazer yöntemiyle yok edilmesine dayanır. Yani tedaviye yönelik değil, nüksü önlemeye yönelik gerçekleştirilen bir işlemdir.

Kıl dönmesinin varlığı bilinmesine rağmen tedaviye başvurulmaması çok büyük problemlere yol açar. Tedavi edilmeyen pilonidal sinus zamanla büyür, bölgeye yerleşir ve ameliyatla düzeltilmesi oldukça zor bir hal alır; bunun yanında ameliyat sonrası iyileşme süreci uzar ve zorlaşır. Ayrıca tedavi edilmeyen pilonidal sinusun cilt kanserine zemin hazırlayabileceği de unutulmamalıdır.

Kuyruksokumu bölgesi her banyoda sabun ve basınçlı su ile temizlenmelidir.  Çok kıllı bireylerde kuyruksokumu , belirli aralıklarla kıldan arındırılmalıdır.  Dışkılama sonrası kuyruksokumu bölgesi de iyice temizlenmelidir.  Kişisel hijyene dikkat edilmeli, terleme ile bakteri üremesini hızlandırmamak için pamuklu çamaşırlar tercih edilmelidir.  Kıl dönmesinde genetik eğilim söz konusu olduğundan ailesinde kıl dönmesi olan bireyler bu konuda daha dikkatli davranmalıdırlar.

Hemoroid hastalığının kesin bir nedeni olmamakla birlikte, ortaya çıkmasına zemin hazırlayan birçok faktör bulunmaktadır: Kronik kabızlık veya kronik ishal  Gebelik  Dışkılama alışkanlığının bozulması  Sürekli ıkınmak, tuvalette uzun zaman geçirmek  Ağır yük kaldırmayı gerektiren bazı işler ya da egzersizler  Beslenme alışkanlığındaki düzensizlikler(aşırı alkol, baharat, acı vb. tüketilmesi)

HPV'nin yol açtığı kondilomların tedavi yöntemleri daima geçici sonuç vermektedir. Virüs bölgeden tam olarak uzaklaştırılamamakta ve hastalık sürekli nükse etmektedir. Yalnızca erken dönemde tedavi edilmiş olgularda nüks oranı daha düşük olabilmektedir.

Anal kondilomun nükse etmesi durumunda medikal ya da cerrahi yöntemlerden uygun olanı doktorunuz tarafından belirlenerek tekrar uygulanır. Hastalığın bulaşmış olma riski olan kişiler de yeniden muayene edilir.

Makat siğillerinin cilt kanseri gelişimine ortam hazırladığı bilinmektedir. Özellikle AIDS gibi immun suprese hastalarda HPV taşıyıcılığı, cilt kanseri riski açısından önemlidir.

Apse varlığında yapılacak ilk işlem, absenin içindeki iltihabın bir şekilde dışarıya boşaltılmasıdır. Genel ya da lokal anestezi altında açılacak bir delik ile iltihaplı sıvı dışarı akıtılır. Ardından birkaç hafta süre ile abse boşluğunun iyileşmesi beklenir. Bu sırada, ağrı kesiciler ve oturma banyoları kullanılarak tedavi desteklenmiş olur. Ardından ise antibiyotik tedavisi uygulanır.

Hemoroidler, anal kanalda yerleşmiş olan ve her sağlıklı bireyde bulunan damarsal yapılardır; mukoza, düz kas dokusu, elastik bağ dokusu ve kan damarlarından oluşur. Yaşla birlikte ya da bazı diğer nedenlerden dolayı, hemoroidleri destekleyen submukozal kas tabakası zayıflar; anal yastıkçıklar dışkının uyguladığı basınç ile aşağıya doğru yer değiştirir, venlerde oluşan yırtılmalar kanamaya yol açar, tıkanmalar sonucu ağrı ve kaşıntı görülür. Bu duruma enflamasyonun da eklenmesi ile birlikte hemoroid hastalığı oluşur. Hemoroidin, makatta ağrı, sancı, yanma, kanama, akıntı gibi belirtileri olabilir. Ayrıca dış hemoroidlerde makatta ele kitle gelmesi de belirtiler arasındadır.

Ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi çok ilerlememiş komplike olmamış vakada mümkün olabilir. Öncelikle cildi delerek içeriye girmiş kılların çıkarılması ardından o bölgenin kıldan korunması gerekecektir.Bu maçla o bölgeye lazer epilasyon yapılmalı ve 2 hafta arayla o bölgenin tıraş edilmesi gerekecektir.Ayrıca dökülerek o bölgeye toplanan kılların bölgeden uzaklaştırılması gerekecektir.

Klasik hemoroidektomi ameliyatında kullanılan neşterin yerine kesilecek yeri yakarak kesen ligasure cihazının kullanılmasıdır. Bu yöntem en az ısı yayılımı ve en az kömürleşme ile gerçekleştirildiğinden, ameliyat oldukça kısa sürer, ameliyat sırasında kanama minimumdur ve bu nedenle dikiş atmayı gerektirmez. Evre 3 ve 4 açık ve kapalı hemoroidlerin tedavisinde kullanılır. Klasik cerrahiye göre operasyon sonrası ağrı oldukça azdır, hastanın günlük rutinine dönmesi daha kısa sürede gerçekleşir.

Anal bölgede yer alan hastalıklarında ve bağırsak cerrahi alanında uzman olan genel cerrahlara Kolorektal Cerrah, Proktolog, Koloproktolog isimleri verilir.

Anal apsenin kesin tedavisi ameliyattır.Anestezi uygulanır ve apse drenajı yapılır. Apse boşaltıldıktan sonra, ağrı, ateş ve diğer iltihabi semptomlar hızlı şekilde iyileşir. Bu iyileşme sürecinde antibiyotik, ağrı kesici ve sıcak suda oturma banyosu kullanılabilir.

Makat apsesinin tanısı için anal bölge ve çevresinde ağrı, kızarıklık ve şişlik görülmesi yeterlidir.Fakat bunun dışında hastalarda zaman zaman ateş, yorgunluk ve titreme de meydana çıkabilmektedir. Bu semptomlar birkaç haftada bir aynı bölgede tekrar ediyor ise fistülden şüphelenmek gerekir.

Anal apsenin oluşumu salgı bezlerindeki bozulmalar sebebi ile olsa da hastalığın oluşumunu kolay hale getiren kronik ishal, , kalın bağırsak hastalıkları, şeker hastalığı, crohn hastalığı tüberküloz, anal bölgesinde yaralanma ve tahriş ve cerrahi operasyonlar anal apse  nedenleri arasında sayılabilir.

Anal apse tedavisi sadece cerrahi yöntemlerle ile yapılabilir. Lokal anestezi altında apsenin üzerinde yer alan dokuy küçük bir kesi yapılır. Ardından drenaj işlemi uygulanarak irin (cerahat) boşaltılır. Apsenin boşaltıldığı alana gerekli görülmesi halinde dren konulur ve drenajın devam etmesi sağlanır.

Anal apse görmezden gelinmemeli ve mutlaka tedavisi yapılmalıdır. Tedavi edilmeyen olgularda ciddi enfeksiyonlar görülebilir ve bölgede gazlı kangren gelişmesi söz konusu olabilir. Apse daha derinlere ilerler ve komplike hale gelir ve sonrasında gelişecek fistülün sfinkter hasarını yükseltebilir.

Anal apse, çoğunlukla makat bölgesinde ağrıya, şişliklere, ve kaşıntı gibi şikayetlere yol açar. Anal bölgede ısı artışı gözlemlenebilir. Kişinin kendisini hâlsiz ve bitkin hissetmesine neden olan rahatsızlık; üşüme, titreme ve ateş gibi belirtilere de yol açabilir.

Her apsede yapılması gerektiği gibi gibi anal apsenin tedavisi de cerrahi müdahele ile apsenin boşaltılmasıdır. Apse drenajı uygulandıktan sonra tekrar irin oluşmaması için antibiyotik tedavisi uygulanır.

Derinin üzerinde hissedilen basınç, sürtünme, hijyene önem vermeme gibi durumlar deri altında büyüyen kılların apse yapmasına sebep olarak kıl dönmesini meydana getirebilir.

Kişinin bedeninden dökülen serbest kıl ve kıl yumaklarının bazı bölgelerde birikmesi neticesinde ortaya çıkan kıl dönmesi yani diğer bir ismi ile pilonidal sinüs, şişlik, sertlik, akıntı ve ağrı gibi rahatsızlıkların yaşanmasına sebep olur.

Pilonidal sinus, anüsun 3-5 cm kadar üstünde, sakrokoksigeal bölgenin intergluteal katlantısı içinde küçük bir açıklık şeklinde meydana çıkar.  Derinin alt tabakası penetre olan kıl sebebiyle geliştiği düşünülür.

Akıntıya ya da kanlı akıntı, makatta kaşıntı, kızarıklık, şişlik ve ağrılar pilonidal sinüse işaret eder. Bu rahatsızlıklar zamanla artar ve kişinin yaşamını olumsuz yönde etkiler.

Halk arasında kıl dönmesi olarak ifade edilen rahatsızlığın tıp dilindeki karşılığı Pilonidal Sinüs'tür. Sessiz ve sinsi bir şekilde ilerleyen kıl dönmesi büyük problemlere neden olabilir.

Halk arasında basur adı ile anılan hemoroid, anal kanalda yani makatta yer alan kan damarlarının genişlemesi ve şişmesi durumu olarak ifade edilir. Basur olduğunda makatta ve dışkıda kırmızı parlak kan görülür, makatta kaşıntı ve akıntı hissi olur.

Basur iç basur ve dış basur olarak iki başlık altında değerlendirilir. Bu durum genellikle birkaç hafta içerisine kendi kendine düzelir. Bu düzelmenin görülmesi için kişinin asitli, baharatlı, acı tatlardan uzak durması ve gerekiyorsa sıcak oturma banyosu yapması önerilir. 

Hemoroidler makat üzerinde yer alan ve rektum adı verilen bağırsak çıkışının alt bölümünde yer alan şişkin kan damarlarıdır. Hemoroid olan kişide makatta kızarıklık, tahriş, kanama, akıntı ve kaşıntı gibi rahatsız edici şikayetler görülebilir.

Hastalığın erken döneminde bol sıvı alımı, diyet, ağrı kesiciler, steroid içerikli fitiller ve kremler etkilidir. Ayrıca 'oturma banyosu' ismiyle anılan sıcak su banyosunun haricinde kabızlığı olan hastalarda lifli gıdaların alınması da rahatsızlığın azalmasını sağlar.

Kanama olan  hastalarda tedavi için krem kullanımı yapılabilir. Ancak bu kremler doktor kontrolü dışında kullanılmamalıdır. Sürekli kanamaya neden olan iç basurda ise band ligasyon isimli bantla boğma operasyonu yapılır.

Kıl dönmesi durumunda kristalize fenol tedavisinin başarı oranı yüzde 80-90 civarındadır. Hastaların ortalama yüzde beşinde ise hastalığın tekrarladığı saptanmıştır.

Kristalize fenol ile uygulanan kıl dönmesi tedavisi sonrasında iyileşme süreci 6 ile 8 hafta arasında tamamlanır; cerrahi yöntemler ile tedavi edilen pilonidal sinüs probleminin tamamen iyileşmesi 2 ile 2 buçuk ay arasında sürebilmektedir. 

Operasyon sonrası yara açık bırakılır. Sıkça pansuman yapılarak operasyon ile oluşturulan boşluğun vücut tarafından sağlıklı şekilde doldurulması beklenir. İyileşme süresi 1 ay ile 2 ay arasında  sürebilmektedir. Nüks etme oranı yüzde 20-25 arasında değişir.

Anal fissür akut biçimde yani geçici bir şekilde başlar. Ancak tedavisi ihmal edilirse hastalık kronikleşebilir ve kalıcı hale gelebilir. Bu yüzden akut olduğu durumlarda hızlıca tedavi edilmesi önerilir. Kronik anal fissürde ise sıcak oturma banyoları, ilaçlar ve kremler kullanılabilir. Bunlar işe yaramazsa cerrahi müdahale ile anal fissür iyileştirilebilir.

Anal fissür yani bilinen adı ile makat çatlağı hastalığında beslenmenin önemi büyüktür ve bu rahatsızlığa sahip olan kişiler sigara ve alkolden mümkün olduğunca uzak durmalıdır. Ayrıca şu gıdaları kesmem de hastalığın iyileşmesi için gereklidir; Acı biber Yoğun baharat kullanımı Kırmızı pul biber ve karabiber Fast food yiyecekler Turşu, sirke Asitli içecekler

Anal fissür oluşması durumunda krem ve fitillere bir hafta, on gün süre ile  devam edilmeli, ılık suda oturma banyosu yapılmalı, ağrı görülüyorsa ağrı kesiciler doktor kontrolünde verilmeli ve bol meyve, sebze tüketimi ile kabızlık önlenmeli. Akut fissürlerde medikal tedavinin başarı şansı, düzenli bir uygulama yapılırsa % 80 dir.

Hafif makat çatlakları eczanelerde reçetesiz biçimde satılan krem, jel ya da merhem benzeri ilaçlar kullanılarak tedavi edilir. Bunun dışında, anal fissür tedavisinde kişinin kendi kendine uygulayabileceği bazı yöntemlerin de etkili olduğu  söylenebilir. Bu açıdan en çok tercih edilen yöntem,  ılık suda oturma banyosu olarak ifade edilen uygulamadır.

Makat çatlağı, lifli gıdaların tüketilmesi ile erken evrelerde  düzeltilebilir. Yine bu tedavi döneminde su tüketiminin artırılması da makat çatlağına iyi gelebilir. Günde 2- 2 buçuk litre su içilebilir. Herhangi bir iyileşme olmaması durumunda doktor tarafından ağrıların azaltılması amacıyla ağrı kesici reçete edilebilir.

Yürüyüş ve koşu gibi egzersizlerin çatlak için olumlu ya da olumsuz bir etkisi yoktur. Bu süreçte ağırlık kaldırma içeren sporlara ara verilmesi ya da dikkatli olunması önerilir. Yüzmenin makat çatlağına iyi geldiği bilinir ve rahatsızlığa sahip kişinin düzenli olarak denizde yüzmesi önerilir.

Fistül, bir organ ile  başka bir doku arasında oluşan tüp şeklindeki normal dışı bir bağlantıdır. Mesane ile vajina gibi iki vücut boşluğunun ya da vücut boşluğu ile cildin doku bağlantısı şeklinde anüste de olabilir.

Fistül hastalığı sonucu oldukça nadir bir şekilde kanser gelişebilir. Uzun yıllar boyunca devam eden fistül hastalığı neticesinde makat bölgesinde gerçekleşen tahribat sonucu kanser oluşabilir.

Makat apsesi kendi kendine patlarsa apse halini alan yerdeki iltihaplar akıntı yapar ve kişide meydana gelen ağrılar bir nebze olsa dahi hafifler ancak akıntı kötü kokulu ve ateş ile birlikte seyrederse bu durum ciddi sorunlara sebep olabilir.

Anal Fistül'ün kesin tedavi yolu cerrahidir. Apse ya da aktif enfeksiyonun olması halinde sadece apsenin boşaltılması ve ancak akut enfeksiyon azaldıktan sonra cerrahi operasyon planlanmaktadır. 

Anal apse oluştuğunda bunun tedavisi cerrahi yollarla yapılmalıdır. Ameliyat sonrasında tam iyileşme 6 hafta kadar sürebilir. İyileşme sürecinde hafif kanlı akıntı ve kaşıntı görülebilir.

Anal apse görmezden gelinirse ve tedavi ihmal edilirse iltihap artar ve tedavi zorlaşır. Tedavi edilmeyen anal apseler mantar hastalığına, sürekli akıntı ve ağrıya ve kansere yol açabilir.

Genital siğiller pek sık olmasa da kendi kendine geçebilmektedir. Fakat yüksek bulaşma riski taşıdıkları ve nadiren de olsa rahim ağzı, penis, makat kanserlerine sebep olmaları nedeniyle kendi kendine geçmesi beklenmeden tedavi edilmesi tavsiye edilir.

Anal bölgede görülen siğillerin tipine göre farklılık gösterir. En sık görülen ve vücutta yalnızaca siğil lezyonları oluşturan HPV 6 ve 11 tipi siğiller kansere neden olmaz. Ancak siğiller HPV 16 ve 18 tipi ise tedavi edilmemeleri durumunda anal kansere sebep olabilir. 

Makatta siğil oluşumuna HPV adı verilen bir virüs sebebiyle olmaktadır ve bulaşıcılığı bir hayli fazladır. Makat siğilleri cinsel yolla bulaşabilir.  Bunun haricinde temiz olmayan tuvaletlerden ve doğrudan temas ile bulaşmaları da mümkündür.

Makat siğili tedavisinde ilaç, cerrahi (ultrasonik dissektör), lazer gibi yöntemler kullanılmalıdır. Evde kişinin kendi yapacağı herhangi bir müdahale sorunu çok daha kötü bir duruma getirebilir.

Copyright © 2021 - Tüm Hakları Saklıdır

Bu sitede yer alan içeriklerin her biri bilgilendirme amacı ile hazırlanmıştır. Sitede anlatılan hiçbir tedavi yöntemini doktor kontrolü dışında uygulamayınız. Aksi takdirde doğacak herhangi bir problemden hiçbir şekilde site yönetimi ve Op. Dr. Burhan Karabağ sorumlu değildir.