HOŞ GELDİNİZ

Anal Fissürde Botoks Uygulaması

Anal fissürde ilk tedavi her zaman cerrahi değildir. Dışkının yumuşatılması, tuvalet alışkanlıklarının düzenlenmesi ve kas gevşetici pomadların kullanılmasıyla birçok kişide iyileşme sağlanabilir. Ancak çatlak kronikleştiğinde ve uygulanan tedavilere rağmen dışkılama sırasında ağrı, yanma veya kanama devam ettiğinde farklı seçenekler gündeme gelebilir. Bunlardan biri de Botoks uygulamasıdır.

Anal fissür Botoks uygulamasında amaç, makatın iç kısmında sürekli kasılı kalan sfinkter kasını belirli bir süre gevşetmektir. Kas üzerindeki basınç azaldığında çatlağın bulunduğu bölgedeki kan dolaşımının toparlanması ve yaranın iyileşmesi için uygun bir dönem oluşabilir.

Botoksun önemli bir özelliği etkisinin kalıcı olmamasıdır. Uygulama, kası cerrahi olarak kesmez; kasın kasılma gücünü geçici olarak azaltır. Bu nedenle özellikle pomad tedavisinden sonuç alamayan ancak sfinkter kasına cerrahi müdahale konusunda çekincesi bulunan kişilerde değerlendirilebilecek yöntemlerden biridir.

Ancak Botoksun geçici olması iki yönlü düşünülmelidir. Kas üzerindeki etkisinin zamanla ortadan kalkması kontinans açısından önemli bir özellikken fissürün iyileşmemesi veya daha sonra yeniden ortaya çıkması da mümkündür. Tedavinin amacı, Botoksun etkili olduğu dönemi yaranın iyileşebileceği bir zaman aralığına dönüştürmektir.

Anal Fissürde Botoks Ne İşe Yarar?

Kronik anal fissürde yalnızca yüzeyde bir yara bulunmaz. Çatlağın çevresindeki iç sfinkter kasında artmış bir gerginlik de sürecin devam etmesine katkıda bulunabilir. Özellikle dışkılama sırasında kasın fazla kasılması hem ağrıyı artırabilir hem de yaranın tekrar tekrar zorlanmasına neden olabilir.

Botulinum toksini iç sfinkter kasına uygulandığında kasın kasılma gücünü geçici olarak azaltır. Böylece bölgedeki basıncın düşürülmesi ve fissürün kendi iyileşme sürecine fırsat verilmesi amaçlanır.

Makat çatlağı Botoks tedavisi doğrudan çatlağı kapatan bir uygulama değildir. Botoks fissürün üzerine sürülen veya yaranın içerisine uygulanan bir ilaç gibi düşünülmemelidir. Etkisini kas üzerinde gösterir. Kas gevşediğinde ağrı-spazm döngüsünün azalması ve iyileşmenin kolaylaşması beklenir.

anal-fissurde-botoks-ne-ise-yarar

Bu nedenle işlemden sonra dışkılama düzeninin korunması önemini kaybetmez. Sert dışkılama ve yoğun ıkınma devam ederse, kas gevşemiş olsa bile çatlak yeniden zorlanabilir.

Kısır Döngü: Ağrı → Sfinkter Spazmı → Kanlanma Azalması → İyileşmeme

Anal fissürün kronikleşmesinde sık karşılaşılan sorunlardan biri ağrı ile kasılmanın birbirini beslemesidir.

Dışkılama sırasında çatlak gerildiğinde ağrı ortaya çıkar. Ağrıya karşı gelişen istemsiz tepkiyle iç sfinkter kası daha fazla kasılabilir. Kasın sürekli gergin olması bölgede kan dolaşımının azalmasına katkıda bulunabilir. Kanlanmanın azalması ise yaranın iyileşmesini zorlaştırabilir.

Sonraki dışkılamada yara yeniden gerilir ve aynı süreç tekrar başlar:

  • Dışkılama sırasında ağrı oluşur.
  • Ağrıyla birlikte sfinkter kasındaki spazm artar.
  • Yüksek kas basıncı bölgenin kanlanmasını olumsuz etkileyebilir.
  • Çatlağın iyileşmesi zorlaşır.
  • Bir sonraki dışkılamada ağrı tekrarlar.

Botoks bu döngünün özellikle kas spazmı kısmına etki etmeyi amaçlar. Kasın belirli bir süre daha gevşek kalmasıyla ağrı azalabilir ve fissürün iyileşmesi için zaman kazanılabilir.

Bu noktada Botoksun “kalıcı bir tedavi etkisi oluşturan ilaç” gibi düşünülmemesi gerekir. Daha doğru yaklaşım, fissürün iyileşebilmesi için geçici bir iyileşme penceresi oluşturmasıdır. Yara bu dönemde iyileşirse Botoksun etkisi geçtikten sonra da kişi şikayetsiz kalabilir. Fissür iyileşmezse veya tekrar zorlanırsa yakınmalar yeniden ortaya çıkabilir.

Anal Fissürde Botoks Kimlerde Tercih Edilir?

Botoks daha çok kronik anal fissürü bulunan ve ilk basamak tedavilere yeterli yanıt alınamayan kişilerde değerlendirilebilir.

Burada yalnızca çatlağın ne kadar süredir bulunduğuna bakılmaz. Ağrının şiddeti, muayene bulguları, daha önce kullanılan tedaviler, dışkılama alışkanlıkları ve sfinkter kasının durumu birlikte değerlendirilir.

Cerrahi konusunda özellikle endişe yaşayan kişilerde Botoks seçeneğinin gündeme gelmesinin önemli nedenlerinden biri kası kesmeden uygulanmasıdır. Buna rağmen her kronik fissürün Botoksla tedavi edilmesi gerektiği düşünülmemelidir.

Pomad Tedavisi Yetersiz Kaldıysa

Anal fissürde kullanılan bazı pomadlar iç sfinkter kasındaki gerginliği azaltmaya yardımcı olabilir. Uygun süre ve şekilde kullanılmasına rağmen çatlak iyileşmiyor, dışkılama ağrısı devam ediyor veya şikayetler kısa süre sonra yeniden başlıyorsa farklı bir tedavi planı değerlendirilebilir.

Botoks bu aşamada seçeneklerden biri olabilir.

Ancak “pomad kullandım, geçmedi” ifadesi tek başına Botoks kararı vermek için yeterli değildir. Pomadın ne kadar süre kullanıldığı, kabızlığın devam edip etmediği ve çatlağın gerçekten kronik anal fissür görünümünde olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Bazı kişilerde kabızlığın veya sert dışkılamanın devam etmesi, tedavinin etkisini sınırlayabilir. Bu nedenle Botoks yapılsa bile dışkılama alışkanlığının düzenlenmesi tedavinin bir parçası olmaya devam eder.

ana-fissurde-botoks-kimlerde-tercih-edilmez

Anal Fissürde Botoks Kimlerde Tercih Edilmez?

Botoks her anal fissür vakasında uygun olmayabilir. Özellikle klasik anal fissür görünümünden farklı bir yara varsa önce bunun nedeni araştırılmalıdır.

Fissürün alışılmış bölgeden farklı bir yerde bulunması, birden fazla çatlak olması veya Crohn hastalığı gibi başka bir rahatsızlıktan şüphe edilmesi durumunda doğrudan Botoks uygulamasına geçmek yerine altta yatan durum değerlendirilir.

Tedavi planında şu noktalar da önem taşır:

  • Daha önce geçirilmiş makat bölgesi ameliyatları
  • Mevcut gaz veya dışkı tutma problemi
  • Doğum sonrasında gelişmiş olabilecek sfinkter hasarı
  • Fissürün görünümü ve kronikleşme düzeyi
  • Eşlik eden farklı anorektal hastalıklar
  • Daha önce uygulanan tedaviler ve bunlara verilen yanıt

Özellikle işlemden önce gaz veya dışkı kaçırma yakınması bulunuyorsa bunun doktora söylenmesi önemlidir. Tedavi yöntemleri değerlendirilirken yalnızca fissürün iyileşmesi değil, kişinin mevcut sfinkter fonksiyonu da dikkate alınır.

Anal Fissürde Botoks Uygulaması Nasıl Yapılır?

Botoks uygulamasında botulinum toksini belirlenen noktalardan sfinkter kasına enjekte edilir. Amaç kas dokusunu kesmek veya çıkarmak değil, belirli bir süre boyunca kasılma gücünü azaltmaktır.

Uygulanacak doz ve enjeksiyon noktaları hastanın durumuna ve hekimin kullandığı tekniğe göre değişebilir. Bu nedenle herkes için aynı noktalara aynı miktarda Botoks uygulanan standart bir işlemden söz etmek doğru değildir.

İşlem sırasında fissürün kendisine cerrahi kesi yapılması gerekmez. Botoksun etkisi kas üzerinde zaman içerisinde gelişir.

Ana Fissürde Botoks Süre, Anestezi, Aynı Gün Taburculuk

Botoks enjeksiyonu genellikle uzun süren bir işlem değildir. Uygulamanın nasıl yapılacağı ise kişinin ağrı düzeyine, muayeneye uyumuna ve aynı seansta başka bir girişim yapılıp yapılmayacağına göre değişebilir.

Lokal anestezi, sedasyon veya kısa süreli anestezi seçenekleri değerlendirilebilir. Anestezi yönteminin belirlenmesinde kişinin genel sağlık durumu ve işlem sırasında rahatlığının sağlanması dikkate alınır.

Tek başına Botoks uygulaması yapılan uygun kişilerde çoğunlukla uzun süre hastanede kalmaya ihtiyaç duyulmaz. Gerekli takip tamamlandıktan sonra aynı gün günlük ortama dönülebilir.

İşlem sonrasında ilk birkaç gün fissüre bağlı mevcut hassasiyet devam edebilir. Botoks yapıldığı anda kasın tamamen gevşemesi veya ilk dışkılamada ağrının ortadan kalkması beklenmez.

Dışkının yumuşak tutulması bu dönemde de önemlidir. Bol sıvı tüketimi, uygun beslenme ve gerekli görüldüğünde dışkı düzenleyici tedavilerin devam ettirilmesi önerilebilir.

Anal fissür Botoks sonrası ağrının azalması olumlu bir gelişme olsa da tek başına yaranın tamamen iyileştiğini göstermez. Fissürün kapanması ve yakınmaların seyri takip sırasında birlikte değerlendirilir.

Anal Fissürde Botoks Etkisi Ne Zaman Başlar, Ne Kadar Sürer?

Botoks uygulandıktan sonra etkisi aynı dakika içinde tam olarak ortaya çıkmaz. Kas gevşemesi birkaç gün içinde belirginleşmeye başlayabilir. Ağrının azalması da buna paralel olarak zaman içerisinde hissedilebilir.

Fissürün iyileşmesi ise kasın gevşemesinden daha uzun sürebilir. Bu nedenle uygulamadan birkaç gün sonra ağrının tamamen kaybolmaması tedavinin mutlaka başarısız olduğu anlamına gelmez.

Botoksun kas üzerindeki etkisi geçicidir ve zamanla azalır. Birkaç aylık dönem sonunda kas fonksiyonu yeniden eski haline yaklaşır.

Bu süre içinde amaç fissürün kapanmasıdır.

Botoksun etkisi ortadan kalktıktan sonra çatlak tamamen iyileşmişse yakınmalar tekrar etmeyebilir. Ancak fissür yeterince iyileşmediyse veya sert dışkılama, kabızlık ve yoğun ıkınma devam ediyorsa şikayetler yeniden ortaya çıkabilir.

Dolayısıyla Botoksun geçici olması, mutlaka fissürün de birkaç ay sonra tekrar edeceği anlamına gelmez. Ancak yöntemde nüks ihtimali vardır ve bu ihtimal tedavi öncesinde hastayla açık biçimde konuşulmalıdır.

Anal Fissürde Botoks Sonrası Gaz veya Gaita Kaçırma Riski Var mı?

Botoks uygulamasını düşünen kişilerin en sık endişe ettiği konu budur: “Kas gevşerse gaz veya dışkı kaçırır mıyım?”

Botoks sonrasında bazı kişilerde geçici olarak gaz tutmakta zorlanma görülebilir. Daha seyrek olarak dışkı kontrolünde geçici değişiklikler de ortaya çıkabilir. Bunun nedeni uygulamanın sfinkter kasının gücünü belirli bir süre azaltmasıdır.

Ancak Botoks kası kesmez ve etkisi kalıcı değildir. Bu nedenle uygulamayla ilişkili hafif kontinans değişiklikleri ortaya çıktığında bunların Botoksun etkisinin azalmasıyla birlikte düzelmesi beklenir.

Burada “inkontinans” kelimesinin ne ifade ettiği de önemlidir. Gazı eskisi kadar rahat tutamamak, iç çamaşırında hafif kirlenme ve katı dışkıyı kontrol edememek aynı düzeyde sorunlar değildir. Çalışmalarda bunlar bazen aynı başlık altında değerlendirilebildiği için yalnızca bir oran üzerinden risk yorumlamak yanıltıcı olabilir.

anal-fissurde-botoks-sonrasi-gaz-veya-gaita-kacirma-riski

En önemli nokta şudur:

Botoks sonrasında kaçırma riski sıfır değildir. Ancak yöntemin kas üzerindeki etkisi geçici olduğu için oluşabilecek kontrol değişiklikleri de çoğunlukla geçici niteliktedir.

Buna karşılık kişinin işlem öncesinde zaten gaz veya dışkı tutma problemi varsa durum ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle daha önce makat ameliyatı geçirenlerde, doğum sırasında sfinkter hasarı oluşmuş olabilecek kadınlarda veya mevcut kontinans problemi bulunan kişilerde tedavi seçimi daha dikkatli yapılır.

İşlemden sonra yeni başlayan ve belirginleşen dışkı kaçırma, günlük yaşamı etkileyen kontrol kaybı veya beklenenden uzun devam eden yakınmalar varsa doktor değerlendirmesi gerekir.

Botoks mu, Lateral İnternal Sfinkterotomi mi?

Pomad tedavisine rağmen iyileşmeyen kronik fissürde en fazla karşılaştırılan iki seçenek Botoks ve lateral internal sfinkterotomidir.

İki tedavinin ortak amacı iç sfinkterdeki yüksek kas basıncını azaltmaktır. Ancak bunu yapma biçimleri farklıdır.

Botoks kası geçici olarak gevşetir. Lateral internal sfinkterotomide ise iç sfinkter kasının belirli bir bölümü cerrahi olarak kesilir.

Bu fark tedavi kararındaki temel noktadır.

Sfinkterotomi kronik anal fissürde yüksek iyileşme oranına sahip cerrahi yöntemlerden biridir. Botoksta ise kas anatomik olarak kesilmediği için yöntem daha geri dönüşlüdür; ancak iyileşmeme veya fissürün tekrar etme olasılığı sfinkterotomiye göre daha yüksek olabilir.

Bu iki yöntem karşılaştırılırken yalnızca işlemin kolaylığı değil; iyileşme olasılığı, nüks riski ve sfinkter fonksiyonunun korunması da birlikte değerlendirilmelidir. 

Karar verilirken:

  • Fissürün ne kadar süredir devam ettiği,
  • Önceki tedavilere verilen yanıt,
  • Sfinkter kasının durumu,
  • Daha önce geçirilmiş ameliyatlar,
  • Mevcut gaz veya dışkı kontrolü,
  • Doğuma bağlı olası sfinkter yaralanmaları,
  • Kişinin ameliyat ve kontinans konusundaki kaygıları

birlikte değerlendirilir.

Sfinkter bütünlüğünün korunmasının özellikle önemli olduğu kişilerde Botoks gibi geçici seçenekler daha fazla gündeme gelebilir. Buna karşılık uzun süredir devam eden ve tekrarlayan kronik fissürde cerrahi tedavi de değerlendirme içerisinde kalır.

Botoksun tercih edilmesi sfinkterotominin kötü bir yöntem olduğu anlamına gelmediği gibi, ameliyat önerilmiş olması da her kişinin mutlaka ameliyat olması gerektiği anlamına gelmez. İki yöntemin fayda ve sınırlılıkları kişinin muayene bulgularına göre değerlendirilmelidir.

Anal Fissürde Botoks Başarısız Olursa Sonraki Adım

Botoks yapıldıktan sonra fissür her zaman tamamen iyileşmeyebilir. Ağrı bir miktar azalmasına rağmen çatlak devam edebilir veya ilk dönemde iyileşen fissür ilerleyen aylarda yeniden ortaya çıkabilir.

Böyle bir durumda öncelikle neden yeniden değerlendirilir. Kabızlık devam ediyor mu, dışkı sert mi, sfinkter spazmı halen belirgin mi, fissürün görünümü değişti mi veya başka bir makat hastalığı eşlik ediyor mu gibi noktalar gözden geçirilir. Bu değerlendirme, sonraki tedavi adımının belirlenmesinde önemlidir.

Botoks sonrası karar yalnızca “fissür kapandı mı, kapanmadı mı?” şeklinde verilmez. Ağrının ne kadar azaldığı, dışkılama sırasında spazmın devam edip etmediği ve fissürün muayenedeki görünümü de dikkate alınır. Bazı kişilerde kısmi iyileşme görülürken çatlak tamamen kapanmayabilir. Böyle durumlarda mevcut yanıtın ne kadar yeterli olduğu ve tedavinin sürdürülüp sürdürülmeyeceği birlikte değerlendirilir.

Bazı kişilerde tekrar Botoks uygulaması düşünülebilir. İlk enjeksiyondan kısmi yanıt alınması veya etkinin yetersiz kalması halinde ikinci uygulama belirli hastalarda seçenek olabilir. Ancak Botoksun tekrar edilebilmesi, uygulamanın sınırsız şekilde sürdürülmesi gerektiği anlamına gelmez.

Hiç yanıt alınmayan, kısa sürede tekrar eden veya uzun süredir devam eden fissürlerde farklı tedavi seçenekleri gündeme gelebilir. Fissür Botoksa ve diğer tedavilere rağmen iyileşmiyor, sık tekrarlıyor veya şikayetler günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyorsa lateral internal sfinkterotomi gibi cerrahi yöntemler yeniden değerlendirilebilir.

Botoks uygulanmış olması daha sonra cerrahi tedavi yapılmasına engel değildir. Aynı şekilde sonraki aşamada ameliyat seçeneğinin gündeme gelmesi de Botoksun gereksiz veya yanlış bir tercih olduğu anlamına gelmez. Tedavi süreci, fissürün verdiği yanıta göre basamaklı biçimde ilerleyebilir.

Burada önemli olan tedaviyi bir “Botoks mu ameliyat mı?” yarışına dönüştürmemektir. Amaç, fissürün iyileşmesini sağlarken sfinkter fonksiyonunu ve dışkı kontrolünü de koruyan, kişinin mevcut durumuna uygun yöntemi belirlemektir.

Ana Fissürde Botoks Uygulaması Hakkında Sık Sorulan Sorular

Anal Fissür Botoks Uygulaması Ağrılı mı?

İşlem sırasında hissedilen rahatsızlık kullanılan anestezi yöntemine ve kişinin mevcut fissür ağrısına göre değişebilir. Uygulama planlanırken hastanın rahatlığı ve işlemin kapsamı dikkate alınır.
 

Botoks Sonrası Ağrı Hemen Geçer mi?

Botoksun kas üzerindeki etkisi zaman içerisinde geliştiği için ağrının uygulamadan hemen sonra tamamen ortadan kalkması beklenmez. Kas spazmı azaldıkça ağrıda da kademeli bir rahatlama görülebilir.
 

Anal Fissür Botoks Sonrası Tuvalete Ne Zaman Çıkılır?

Dışkılama için belirli bir süre beklemek gerekmez. Asıl amaç dışkının sertleşmesini ve yoğun ıkınmayı önleyerek iyileşmekte olan bölgenin yeniden zorlanmasını azaltmaktır.
 

Botoks Sonrası Anal Fissür Tekrarlar mı?

Tekrarlayabilir. Botoksun etkisi geçicidir ve fissürün bu süre içinde tamamen iyileşmemesi veya daha sonraki dönemde yeniden zorlanması halinde şikayetler tekrar ortaya çıkabilir.
 

Botoks Kaç Kez Uygulanabilir?

 

İlk uygulamanın ardından yeterli iyileşme sağlanmadığında bazı hastalarda tekrar enjeksiyon değerlendirilebilir. Tekrar uygulamanın uygun olup olmadığı önceki tedaviye verilen yanıt ve muayene bulgularına göre belirlenir.

 

Anal Fissür Botoksu Ameliyatsız Tedavi midir?

Botoks kasın cerrahi olarak kesilmediği enjeksiyon temelli bir uygulamadır. Bu nedenle sfinkterotomi gibi cerrahi yöntemlerden farklıdır; ancak yine de doktor tarafından gerçekleştirilen tıbbi bir girişimdir.
 

Botoks Sonrası Gaz Kaçırma Kalıcı Olur mu?

Botoks sonrasında gaz tutmada geçici güçlük yaşanabilir. Botoksun kas üzerindeki etkisi zamanla azaldığı için buna bağlı hafif kontinans değişikliklerinin de genellikle geçici olması beklenir; ancak yeni başlayan veya devam eden belirgin kaçırma şikayeti değerlendirilmelidir.

Op. Dr. Burhan Karabağ
PROKTOLOJİ

Op. Dr. Burhan Karabağ

Hemoroid • Anal Fissür • Anal Fistül • Kıl Dönmesi • Anal Apse

Bu sayfada yer alan tüm haber ve içeriklerde belirtilen cerrahi veya girişimsel işlemlerin sonuçları kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Herhangi bir işleme karar vermeden önce, hekiminizden kapsamlı ve kişisel bir tıbbi değerlendirme almanız tavsiye edilir.
Makat Sarkması Nedir?

Makat sarkması yani rektal prolapsus, kalın bağırsağın son kısmının makat kanalından …

Devamını Oku
Anal Fistül Tekrarlar mı?

Anal fistül bazı hastalarda tedavi veya ameliyat sonrasında tekrar edebilir. …

Devamını Oku
Hemoroid Ne Zaman Ameliyat Edilir?

Hemoroid her zaman ameliyat gerektirmez. Hemoroid ameliyatı genellikle ileri evre sar…

Devamını Oku